18 Haziran 2011 Cumartesi

Brooklyn Çılgınlıkları


















"Eski hayat sigortacısı Nathan Glass, yakalandığı hastalıktan ötürü ölüme gün saymaktadır. Karısından boşanmış, emekli olmuş, tek kızından kopmuştur. Bir başına kalmak için, kimsenin kendisini tanımadığı Brooklyn'e gelir. Bir süre sonra nicedir kayıp olan yeğeni Tom Wood'la karşılaşır. Tom'un çalıştığı kitabevinin sahibi Harry Brightman da, kaderin Brooklyn'e sürüklediklerindendir. Tom ve Harry aracılığıyla dünyası genişleyen Nathan yepyeni dostlar edinir. Giderek başkalarının acıları ve yaşam savaşları kendi umursamazlığına ağır basacaktır..." 

        YUKARIDAKİ KISIM KİTABIN ARKA KAPAĞINDAN BİREBİR ALINTIDIR. 

Paul Auster'ın okuduğum kitaplarının sayısı on beşe yaklaştı sanırım. Okuduğum en özel kitaplarından birinin Brooklyn Çılgınlıkları olduğunu söyleyebilirim. Paul Auster'ın kitaplarında yansıttığı kendine has karakterini bu kitapta da yer yer görmek mümkün. Genel olarak çok fazla tesadüflere yer veren Auster, bu kitapta tesadüflerden daha çok olayın akışına göre hikayeyi anlatmış. Kullandığı dil her zamanki gibi yine çok güçlü. Birkaç kitabı haricinde, hızlı tempoda okunmayan kitaplarının içine Brooklyn Çılgınlıkları da dahil edilebilir. Kitap ağır ilerliyor ve ciddi tat aldığım için istemeye istemeye bitirdiğimi söyleyebilirim. Daha önce birçok Auster kitabında olduğu gibi bunda da kitabın sonuna doğru lezzet seviyesinin hat safhaya ulaştığını farkedebilirsiniz.  Yazarın her kitabında olduğu gibi Brooklyn Çılgınlıkları'nda da altı çizilecek onlarca cümle ve pasaj bulabilirsiniz. Aralarından çok beğendiğim birkaçını sizin için yazıyorum. Umarım elde eder ve severek okursunuz. 

* Ölüm olasılığı, insanın düşüncelerini ister istemez ciddi konulara yöneltir ve işin bir bölümü yalnızca parayla ilgili olsa bile, ciddi metafizik soruları da içerir. Yaşamın amacı nedir? Daha ne kadar ömrüm kaldı? Ben ölüp gittikten sonra sevdiklerimi nasıl kollayıp güvence altına alabilirim? 

* Zeki ve güçlü olanı, iyi kalpli ve güçsüz olana yeğlersin.

* Ben pek içkici sayılmam; ama insanın yaşamında alkolün yiyecekten daha besleyici olduğu anlar vardır.

* Çocuklar, çocuk sahibi olmanın dışında her şeyin tesellisidir.

* Yaşlananların cinsel ilişkilerinde mahcubiyetler ve komik gecikmeler olur; ama gençlerde görülmeyen bir sevecenlik de vardır. Göğüsleriniz sarkabilir, pipiniz buruşabilir, ama teniniz hala eski teninizdir ve hoşlandığınız birisi size dokunduğu, sizi kucakladığı ya da dudaklarınızdan öptüğü zaman hiç ölmeyeceğinizi sandığınız yaşlardaki gibi eriyiverirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder