26 Mayıs 2012 Cumartesi

İklimler


















İşte size bir Türk Filmi daha. Ağırdan alsam da yavaş yavaş yerli sinema açığımı kapatıyorum. Final takviminin tam göbeğinde bir tanesini daha bu sabah aradan çıkardım. Nuri Bilge Ceylan 'ın, 2006 yapımı İklimler filminden bahsediyorum. İklimler, Bir Zamanlar Anadolu 'da filminden sonra izlediğim ikinci Nuri Bilge Ceylan filmi oldu. Onuda daha önce yazmıştım. Hala okumadıysanız ve ilgilenirseniz buraya tıklayarak okumanız mümkün. En azından Türkiye sınırları içerisindeki popülaritesi açısından, Üç Maymun ile farklı bir noktaya gelen Nuri Bilge Ceylan 'ın, Üç Maymun öncesi son filmi İklimler.

Yazının başında söylediğim gibi filmin yönetmeni Nuri Bilge Ceylan ve aynı zamanda filmin senaryosu da kendisine ait. Başrollere gelince yine Nuri Bilge Ceylan 'ın kendisini görüyoruz. Kadın - erkek ilişkilerinin ön plana çıktığı filmde kendisine eşlik eden isim ise gerçek hayatta eşi olan Ebru Ceylan. Bir Zamanlar Anadolu 'da filminin yaratıcılarından ve unutulmaz muhtar karakterine can veren Ercan Kesal 'ın eşi Nazan Kırılmış(Kesal) ise Serap karakteri ile karşımıza çıkıyor. Hatta kısa bir süre görünen İsa(Nuri Bilge Ceylan) 'nın anne ve babası bile sanırım yönetmenin öz anne ve babası olsa gerek. Filmi oğluna adamış olması da, İklimler 'in hem soyutlaştırılmış şekli hem arka planı ile NBC 'ın bir aile filmi yaptığını gösteriyor gibi.




Senaryoya gelirsek, İsa(Nuri Bilge Ceylan) bir üniversitede hoca olan bencil, yalnız, tutarsız bir adamdır. Bahar(Ebru Ceylan) ile bir ilişkisi vardır ve film bu ikilinin Kaş tatili ile seyirciye merhaba der. İsa, Bahar 'dan ayrılmak istediğini söyler ve İstanbul 'a döner. İçinde bulunduğu durumdan ötürü tutarsızlıkları devam eden İsa 'nın yolu, belli bir süre arayış içinde bekledikten sonra, Bahar 'ı bulmak için Ağrı 'ya kadar devam gider. Bu hikayenin ana teması ise mevsimlerdir. Yaz birlikte, bahar yalnız, kış ise arayıştır.

İklimler ile ilgili fikirlerime gelirsek, vasattan biraz daha iyi diyebilirim. Bunun sebepleri var elbet. Önce beğendiğim kısımlardan başlarsak, filmin görselliği kesinlikle harika olmuş. İyi karelerden oluşan iyi sahneler vardı. Birliktelik ve ayrılık süreçlerinde yaşanan duygu durumları iyi işlenmiş yönetmen tarafından. Ebru Ceylan oldukça başarılıydı diyebilirim. Bütün bunlara karşılık, bir Nuri Bilge Ceylan izledim ki kameranın önünde bana adeta "taş yerinde ağırdır" sözünü hatırlattı. Patron mümkünse hiç geçmesin kameranın önüne. Tipi ve fiziği bir oyuncu için hiç fena değil aslında. Hatta bu filmde canlandırdığı o gıcık karaktere iyi durmuş bile denebilir. Ama o ses tonu, o konuşmalar... Hani filmi izlerken keşke profesyonel bir oyuncuyla çalışsa imiş dedirtti bana. Onun dışında daha enteresan diyaloglar filmi daha iyi kılabilirdi sanki. Çok fazla sessizlik hakimdi diye düşünüyorum. Aslında daha çarpıcı diyaloglar için filmin konusu hiçte fena sayılmaz. Kısacası, ikinci Nuri Bilge Ceylan filminin ardından diyebilirim ki Bir Zamanlar Anadolu 'da ile kıyaslanması söz konusu değil. Ama iyi bir film demek mümkün. En azından mükemmel kareleri tam seyirlikti. 




İklimler, o sene düzenlenen Altın Portakal Film Festivali 'nde, Nuri Bilge Ceylan 'a En İyi Yönetmen Ödülü 'nü getirmiş. En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu(Nazan Kırılmış) ödülleriyle beraber Antalya 'dan beş ödül ile çıkan İklimler, Uluslararası İstanbul Film Festivali 'nde En İyi Film ve Cannes 'da FIPRESCI Ödülü ile onurlandırılmış. Yani ödüle doymuş bir başka yerli film, bir başka Nuri Bilge Ceylan filmi. 

İklimler ile aktaracaklarım bu kadar. İzlemeye değer bir film olduğunu söylemek mümkün. Tabi bu benim fikrim. Okuduklarımı aktarmam gerekirse, filmi oldukça beğenen insanların sayısı da hiç fena değil. Hepinize şimdiden iyi seyirler. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder